Pazar
İsra 84.
De ki: Herkes, kendi mizaç ve meşrebine göre iş yapar. Bu durumda kimin doğru bir yol tuttuğunu Rabbiniz en iyi bilendir.
Cuma
Salı
Hakikât
"Kimi arıyorsun, niye ıstırap içindesin? Zira O, bütün zuhuriyle meydanda; sen örtü altında gizlisin... O'nu ararsan kendinden başkasını göremezsin... Kendini ararsan O'ndan başkasını bulamazsın..."
(Muhammed İkbal)
(Muhammed İkbal)
Âşk
"Süleymaniye'nin karşısında
Tarihin üzerinde bağdaş kurup oturdum;
Tesbih çekiyorum;
Seni seviyorum, seni seviyorum, seni seviyorum"
İ. Paşalı
Tarihin üzerinde bağdaş kurup oturdum;
Tesbih çekiyorum;
Seni seviyorum, seni seviyorum, seni seviyorum"
İ. Paşalı
Pazartesi
.
"Bir elinde gül, bir elde câm, geldin sâkiyâ!
Hangisin alsam, gülü, yahut ki câmı, ya seni?"
Ne güzel özetlemiş değil mi Nedîm!
İnsanın gözü önce kadehin içindeki bâdeyi görür, sonra kadehin kendisini, ve en nihayet o kadehi tutan eli.
Hangisinden başlasam, der durur hep! Gülden? Câmdan? Senden?
İnsan bu, kınamamalı, önce gülü görür, gülü ister, sonra câmı, sonra o câmı sunanı. Her defasında göremediği bir tek kendisidir. Kendi gözleri.
"Ben bilmez idim gizli ayan hep sen imişsin
Canlarda vü tenlerde nihân hep sen imişsin
Senden bu cihan içre nişan ister idim ben
Ahir bunu bildim ki cihan hep sen imişsin"
Samtî dedenin mısralarından hareketle bir noktayı açıklığa kavuşturalım:
Perde eşyanın üzerinde değil, o şeylere bakan gözlerdedir, göz kapaklarında. Perde, gaflet perdesidir ey talib! Çiğ nefislere, ham ervaha uyup da eşyayı tekmelemeyi bırak artık!
Sana ne bâdeden, sana ne câmdan, boşver gülü de sen sâkiye dik gözlerini!
Gözlerinde görüyorsan gözlerini, bekleme, hemen tut ellerini!
Dücane Cündioğlu
Hangisin alsam, gülü, yahut ki câmı, ya seni?"
Ne güzel özetlemiş değil mi Nedîm!
İnsanın gözü önce kadehin içindeki bâdeyi görür, sonra kadehin kendisini, ve en nihayet o kadehi tutan eli.
Hangisinden başlasam, der durur hep! Gülden? Câmdan? Senden?
İnsan bu, kınamamalı, önce gülü görür, gülü ister, sonra câmı, sonra o câmı sunanı. Her defasında göremediği bir tek kendisidir. Kendi gözleri.
"Ben bilmez idim gizli ayan hep sen imişsin
Canlarda vü tenlerde nihân hep sen imişsin
Senden bu cihan içre nişan ister idim ben
Ahir bunu bildim ki cihan hep sen imişsin"
Samtî dedenin mısralarından hareketle bir noktayı açıklığa kavuşturalım:
Perde eşyanın üzerinde değil, o şeylere bakan gözlerdedir, göz kapaklarında. Perde, gaflet perdesidir ey talib! Çiğ nefislere, ham ervaha uyup da eşyayı tekmelemeyi bırak artık!
Sana ne bâdeden, sana ne câmdan, boşver gülü de sen sâkiye dik gözlerini!
Gözlerinde görüyorsan gözlerini, bekleme, hemen tut ellerini!
Dücane Cündioğlu
Pazar
•
İlmünde ıyandur itikâdum
Sensen senden hemin murâdım
Sana olan imânım, ilmince malumdur
Senden daima murâdım Sensin
Fuzulî
Sensen senden hemin murâdım
Sana olan imânım, ilmince malumdur
Senden daima murâdım Sensin
Fuzulî
Salı
•
Dallardan birer birer devşiren sevdan beni
Renk veren, tatlandıran, pişiren sevdan beni
Bir yüzün aynasında bana bin yüz gösterip
Her an başka sevdaya düşüren sevdan beni
(Rubailer Dörtlükler Kitabı'ndan / Ümit Yaşar Oğuzcan )
Renk veren, tatlandıran, pişiren sevdan beni
Bir yüzün aynasında bana bin yüz gösterip
Her an başka sevdaya düşüren sevdan beni
(Rubailer Dörtlükler Kitabı'ndan / Ümit Yaşar Oğuzcan )
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







