Pazartesi

AH MİN'EL ÂŞK


"ÂŞK,
yerine göre yol olur yürünür, yerine göre îman olur uyulur.
Bazen ateş olup yakar, bazen deniz olup boğar.
Sultan olur ülke yönetir, şarap olur sarhoş eder.
At olup koşar,kuş olup uçar.
Hazine olur, vîran gönüllerde saklanır.
Kîmya olur hâkir topraktan altına dönüştürür.
Sır olur saklanır, gonca olur açılır.
Gül bahçesi olur kokusuyla âşıkları mest eder.
Güneş olur âşıkların ümit meyvelerini olgunlaştırır.
Aşk olunca gönüller birleşir.
Aşk olunca kıyamet koparcasına hareketlilik olur.
Âlemler kıyâma kalkarsa aşktandır.
Hastaların şifâ bulması aşktandır.
Aşk ile döner gökler, aşk ile durur kâinat.
Aşk her şeydir, her şeyde aşk vardır."

İskender Pala

.


"Alan sensin, veren sen, kılan sen.
Ne verdinse odur.
Dâhi nemiz var..."


Niyâzi Mısrî

Pazar

AH


"Birer hâle cihanın halkı bir bir razı oldular.
Benim bir hâle meyim yok, Hakk'ın bilmem nesiyim ben"

Niyazî Mısrî


* Hat : Ah

Cumartesi

İNSAN


"Ey gönül, ey gönül, neden bu kadar gamla dolusun. Yıkıksın, kırık döküksün ama tılsımlı bir definesin sen.
Meleklerin secde etmeleri emredilen kadri yüceltilmiş bir varlıksın, bildiğin gibi değil, her varlıktan daha olgun daha ilerisin sen.
Ruhsun, Cebrail’in üfürmesiyle ikizsin, Tanrı’nın sırrısın, Meryem’in oğlu İsa gibisin sen.
Kendine bir hoşça bak, alemin özüsün sen, varlıkların gözbebeği olan insansın sen.
Mertebeni adlarla sanma; adların sahibindedir. Dönüp varacağın yer her şeyi yaratandır, eşyaya gideceğini zannetme.
Gördüğün gerçekleri rüya sanma, sen başka bir varlıksın; kendini her sûreti kabul eden Heyulanın büründüğü sûret zannetme.
Keşifle gerçekliği meydana çıkan manayı dava sanma, hakkında söylenen vasıfları gözüne girmek için söylenmiş sözler zannetme.
Kendine bir hoşça bak, alemin özüsün sen; varlıkların gözbebeği olan insansın sen.
Sırrını inleyip de sakın ağyara açma; bilmezlikle inkâr çukuruna düşmekten sakın.
Ahların, sakın, sevgilinin kâkülüne değmesin, sonra Mansur gibi dâra çıkarsın.
Sakın yaradan incinip de sevgiliye aczini bildirmeye kalkışma; a çaresiz kişi bulduğun kadri yüce incileri sakın.
Kendine bir hoşça bak, alemin özüsün, varlıkların gözbebeği olan insansın sen.
Sevgi sırlarının mahzeni, o sırlar hazinelerinin konduğu yer sendedir, sende. Erlik, yiğitlik nurlarının madeni sendedir, sende.
Gizli gizli daha nice ruh halleri var sende. Tanıyıp anlayış sende, hüner sende hakikât sende.
Baksan görürsün ki yer de, gök de, cehennem de, cennet de sende, kürsî de sende, melek de elbet sendedir sende.
Kendine bir hoşça bak, alemin özüsün sen, varlıkların gözbebeği olan insansın sen.
Yazıktır, padişahken alemde yoksul olmayasın, ümit ve yalvarışla bozbulanık bir hale gelmeyesin.
Yeis vadisine düşüp bir hiç olarak yok olmayasın, yolunu yitirip bela sahrasının yolunu tutmasayasın.
Âdeme yapış ki gerçekten ayrılmayasın, secdeler etki Tanrı reddetmesin seni.
Kendine bir hoşça bak, alemin özüsün sen, varlıkların gözbebeği olan insansın sen.
Tanrı’dan gayri bütün varlıklardan, çakıp sönen, gelip giden bütün şimşekler gibi geç git. Üstüne takılan, konan çerçöpe aşk ateşini siper et (onları yak yandır).
Gönül bağlanacak şeylerin eserleri, sakın, eteğini tutmasın. Şems gibi, Mevlana’yı isteyerek yola koyul, yol almaya bak.
Aynanı(gönlünü) arıt, bütün sûretler ona vursun, görünsün. Galip, hele bir duygularını derle, topla da bak.
Kendine bir hoşça bak, alemin özüsün sen, varlıkların gözbebeği olan insansın sen."



Şeyh Galip

SİS


"İki şehri var gecenin, biri gözümde tütüyor
Birinin dumanı üstünde yağmur gibi çöken siste, bana uykusuz şehri niye bıraktın, göze alamadığım bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin.
Gece değil, istediğin hayli karanlık bakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmak hevesindesin.
Gözlerini anlıyorum, henüz bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin.
Gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız, göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır.
Ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir, öyle acıyor ki gözlerimi kim bağışlayacak.
Sis değil, uykusuzluk değil. İki uzak şiir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim.
Biri hepimizle gözgöze gibi, halâ uykusuz. Biri sis içinde kirpiklerine kadar açık. Bu sessizliği kim bıraktıysa göremiyorum, lonuşkan gözlerinde tek sözcük bile.
Gözlerimiz birbirine değmiyor iki şehirde.
Kimsenin kimseye gözü değmiyorsa, şiir niye?"

Haydar Ergülen

HZ.MEVLÂNA - I


"Yazı yazılırken eli görmeyen kişi, yazı kalemin oynaması ile yazılıyor sanır..."
M.C.Rumî