Perşembe

"Kapımıza değil, kâlbimize vuran buyursun. "

Şems-i Tebrizî Hz.

Masalların Masalı

su başında durmuşuz
çınarla ben.
suda suretimiz çıkıyor
çınarla benim.
suyun şavkı vuruyor bize,
çınarla bana.

su başında durmuşuz
çınarla ben, bir de kedi.
suda suretimiz çıkıyor
çınarla benim bir de kedinin.
suyun şavkı vuruyor bize
çınara, bana, bir de kediye.

su başında durmuşuz
çınar, ben, kedi, bir de güneş.
suda suretimiz çıkıyor
çınarın, benim, kedinin, bir de güneşin.
suyun şavkı vuruyor bize
çınara, bana, kediye, bir de güneşe.

su başında durmuşuz
çınar, ben, kedi, güneş, bir de ömrümüz.
suda suretimiz çıkıyor,
çınarın, benim, kedinin, güneşin, bir de ömrümüzün.
suyun şavkı vuruyor bize
çınara, bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze.

su başında durmuşuz.
önce kedi gidecek
kaybolacak suda sureti.
sonra ben gideceğim
kaybolacak suda suretim.
sonra çınar gidecek
kaybolacak suda sureti.
sonra su gidecek
güneş kalacak,
sonra o da gidecek.

su başında durmuşuz
çınar, ben, kedi, güneş, bir de ömrümüz.
su serin,
çınar ulu,
ben şiir yazıyorum,
kedi uyukluyor,
güneş sıcak,
çok şükür yaşıyoruz.
suyun şavkı vuruyor bize
çınara, bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze.

(nazım hikmet ran / 7 mart 1958, varşova)

Pazar

İsra 84.

De ki: Herkes, kendi mizaç ve meşrebine göre iş yapar. Bu durumda kimin doğru bir yol tuttuğunu Rabbiniz en iyi bilendir.

Salı

Hakikât

"Kimi arıyorsun, niye ıstırap içindesin? Zira O, bütün zuhuriyle meydanda; sen örtü altında gizlisin... O'nu ararsan kendinden başkasını göremezsin... Kendini ararsan O'ndan başkasını bulamazsın..."

(Muhammed İkbal)

Âşk

"Süleymaniye'nin karşısında
Tarihin üzerinde bağdaş kurup oturdum;
Tesbih çekiyorum;
Seni seviyorum, seni seviyorum, seni seviyorum"

İ. Paşalı

Pazartesi

.

"Bir elinde gül, bir elde câm, geldin sâkiyâ!
Hangisin alsam, gülü, yahut ki câmı, ya seni?"

Ne güzel özetlemiş değil mi Nedîm!
İnsanın gözü önce kadehin içindeki bâdeyi görür, sonra kadehin kendisini, ve en nihayet o kadehi tutan eli.
Hangisinden başlasam, der durur hep! Gülden? Câmdan? Senden?
İnsan bu, kınamamalı, önce gülü görür, gülü ister, sonra câmı, sonra o câmı sunanı. Her defasında göremediği bir tek kendisidir. Kendi gözleri.

"Ben bilmez idim gizli ayan hep sen imişsin
Canlarda vü tenlerde nihân hep sen imişsin
Senden bu cihan içre nişan ister idim ben
Ahir bunu bildim ki cihan hep sen imişsin"

Samtî dedenin mısralarından hareketle bir noktayı açıklığa kavuşturalım:
Perde eşyanın üzerinde değil, o şeylere bakan gözlerdedir, göz kapaklarında. Perde, gaflet perdesidir ey talib! Çiğ nefislere, ham ervaha uyup da eşyayı tekmelemeyi bırak artık!
Sana ne bâdeden, sana ne câmdan, boşver gülü de sen sâkiye dik gözlerini!
Gözlerinde görüyorsan gözlerini, bekleme, hemen tut ellerini!


Dücane Cündioğlu