Salı
Çarşamba
Divan-ı Kebîr Cilt V./2138.
• Ey aşk! Sen mi daha biçimlisin, hoşsun, yoksa senin bahçen mi, bahçendeki elma ağaçları mı daha düzgündür? Ey özlem duyanlara canlar bağışlayan yeni ay, bir doğ, bir dön!
• Ey güzelliği ile halkın başını döndüren aşk! Sen göklere merdiven dayarsın. însana kanatlar verirsin. Aynı zamanda herkesin başını belaya sokarsın. Yüzlerce kavgaya salarsın.
• Ey aşk! Sen ne güzel huylusun, ne güzel yüzlüsün. Ey aşk; sen eğlenmeyi, işreti de çok seversin, eşine, dostuna neşeler verirsin.
• Ağaçlar oynamayı senden öğrenirler. Ter ü taze tomurcuklar, seninle dala ayak basarlar. Yapraklar da meyveler de senin ab-ı hayat kaynağından içerler, mest olurlar.
• Bahçesinden armağan olarak hazanı olmayan bir bahar istediği içindir ki, senin güller saçan rüzgarınla, yapraklarını döküp saçmadadır.
• Senin neşe bahçelerinde, ne de hoş davetçilerin var? Sana misafir olan can, ekmek yerine neşe yer.
• Tedbirlere giriştim, fayda etmedi. Gönül zincirlerini kırdı da, canı çeke çeke, sürüye sürüye senin şadırvanının önüne getirdi.
• Orada ne bir inatçı görüyorum, ne de soğuk kişi. Orada her an bir hayat var. Her an ucuz, bol ihsanlardan bir ihsan, bir lutuf var.
• Kıyamete kadar, senin yüzünün güzelliğini anlatsam, hiç durmadan vasıflarını sayıp döksem, bitiremem, aciz kalırım. Senin uçsuz, bucaksız denizin bir çanak su almakla biter tükenir mi?
Hz.Mevlâna(k.s)
• Ey güzelliği ile halkın başını döndüren aşk! Sen göklere merdiven dayarsın. însana kanatlar verirsin. Aynı zamanda herkesin başını belaya sokarsın. Yüzlerce kavgaya salarsın.
• Ey aşk! Sen ne güzel huylusun, ne güzel yüzlüsün. Ey aşk; sen eğlenmeyi, işreti de çok seversin, eşine, dostuna neşeler verirsin.
• Ağaçlar oynamayı senden öğrenirler. Ter ü taze tomurcuklar, seninle dala ayak basarlar. Yapraklar da meyveler de senin ab-ı hayat kaynağından içerler, mest olurlar.
• Bahçesinden armağan olarak hazanı olmayan bir bahar istediği içindir ki, senin güller saçan rüzgarınla, yapraklarını döküp saçmadadır.
• Senin neşe bahçelerinde, ne de hoş davetçilerin var? Sana misafir olan can, ekmek yerine neşe yer.
• Tedbirlere giriştim, fayda etmedi. Gönül zincirlerini kırdı da, canı çeke çeke, sürüye sürüye senin şadırvanının önüne getirdi.
• Orada ne bir inatçı görüyorum, ne de soğuk kişi. Orada her an bir hayat var. Her an ucuz, bol ihsanlardan bir ihsan, bir lutuf var.
• Kıyamete kadar, senin yüzünün güzelliğini anlatsam, hiç durmadan vasıflarını sayıp döksem, bitiremem, aciz kalırım. Senin uçsuz, bucaksız denizin bir çanak su almakla biter tükenir mi?
Hz.Mevlâna(k.s)
Salı
Perşembe
Ben Kur'an'ın Fâtiha Suresiyim
Ruhun ruhuyum, canlıların ruhu değil
Kâlbim bildiğimin katında yerleşmiş
Onu müşâhede eder, dilim ise sizin yanınızda
Göz ucunla bedenime doğru bakma
Ruhunu şarkılarla beslemekte uzak dur
Zat deryâsına dal da
Gözlere açılmamış sırları gör
Ayrıca sırlar belirsizce gözükür
Manâların ruhları ile gizlenmiş olarak
Varlığın başlangıcına bak
Onu iyice öğren
Bu durumda kadim yaratıcının cömertliğini görürsün
İbn-i Arabî Hz.
Ruhun ruhuyum, canlıların ruhu değil
Kâlbim bildiğimin katında yerleşmiş
Onu müşâhede eder, dilim ise sizin yanınızda
Göz ucunla bedenime doğru bakma
Ruhunu şarkılarla beslemekte uzak dur
Zat deryâsına dal da
Gözlere açılmamış sırları gör
Ayrıca sırlar belirsizce gözükür
Manâların ruhları ile gizlenmiş olarak
Varlığın başlangıcına bak
Onu iyice öğren
Bu durumda kadim yaratıcının cömertliğini görürsün
İbn-i Arabî Hz.
Pazartesi
ANISINDAYIM
Hafifçe ısırılmış bir elmanın dilimindeyim
Elmanın kokusundayım
Anısındayım -kimbilir kimin-
Anılarda görünür, düşlerde görünmez insan
Düşlerde görünen anlamlardır
Özelliklerdir bir de belli belirsiz.
Ve
İnsansız anı yoktur. Var mıdır?
(Edip Cansever)
Cuma
Salı
EĞER
Eğer, bir gün, bütün etrafındakiler panik içine düştüğü ve bunun sebebini senden bildikleri zaman sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen;
Eğer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenir ve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen;
Eğer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsan veya hakkında yalan söylenir de sen yalanla iş görmezsen, ya da senden nefret edilir de kendini nefrete kaptırmazsan, bütün bunlarla beraber ne çok iyi ne de çok akıllı görünmezsen;
Eğer hayal edebilir de hayallerine esir olmazsan,
Eğer düşünebilip de düşüncelerini amaç edinebilirsen,
Eğer zafer ve yenilgi ile karşılaşır ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen;
Eğer ağzından çıkan bir gerçeğin bazı alçaklar tarafından ahmaklara tuzak kurmak için eğilip bükülmesine katlanabilirsen, ya da ömrünü verdiğin şeylerin bir gün başına yıkıldığını görür ve eğilip yıpranmış aletlerle onları yeniden yapabilirsen;
Eğer bütün kazancını bir yığın yapabilir ve yazı-tura oyununda hepsini tehlikeye atabilirsen; ve kaybedip yeniden başlayabilir ve kaybın hakkında bir kerecik olsun bir şey söylemezsen;
Eğer kalp, sinir ve kasların eskidikten çok sonra bile işine yaramaya zorlayabilirsen ve kendinde 'dayan' diyen bir iradeden başka bir güç kalmadığı zaman dayanabilirsen;
Eğer kalabalıklarda konuşup onurunu koruyabilirsen, ya da krallarla gezip karakterini kaybetmezsen;
Eğer ne düşmanların ne de sevgili dostların seni incitmezse;
Eğer aşırıya kaçmadan tüm insanları sevebilirsen;
Eğer bir daha dönmeyecek olan dakikayı, altmış saniyede koşarak doldurabilirsen;
Yeryüzü ve üstündekiler senindir
Ve dahası
sen bir İNSAN olursun oğlum...
*Rudyard Kipling
Eğer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenir ve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen;
Eğer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsan veya hakkında yalan söylenir de sen yalanla iş görmezsen, ya da senden nefret edilir de kendini nefrete kaptırmazsan, bütün bunlarla beraber ne çok iyi ne de çok akıllı görünmezsen;
Eğer hayal edebilir de hayallerine esir olmazsan,
Eğer düşünebilip de düşüncelerini amaç edinebilirsen,
Eğer zafer ve yenilgi ile karşılaşır ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen;
Eğer ağzından çıkan bir gerçeğin bazı alçaklar tarafından ahmaklara tuzak kurmak için eğilip bükülmesine katlanabilirsen, ya da ömrünü verdiğin şeylerin bir gün başına yıkıldığını görür ve eğilip yıpranmış aletlerle onları yeniden yapabilirsen;
Eğer bütün kazancını bir yığın yapabilir ve yazı-tura oyununda hepsini tehlikeye atabilirsen; ve kaybedip yeniden başlayabilir ve kaybın hakkında bir kerecik olsun bir şey söylemezsen;
Eğer kalp, sinir ve kasların eskidikten çok sonra bile işine yaramaya zorlayabilirsen ve kendinde 'dayan' diyen bir iradeden başka bir güç kalmadığı zaman dayanabilirsen;
Eğer kalabalıklarda konuşup onurunu koruyabilirsen, ya da krallarla gezip karakterini kaybetmezsen;
Eğer ne düşmanların ne de sevgili dostların seni incitmezse;
Eğer aşırıya kaçmadan tüm insanları sevebilirsen;
Eğer bir daha dönmeyecek olan dakikayı, altmış saniyede koşarak doldurabilirsen;
Yeryüzü ve üstündekiler senindir
Ve dahası
sen bir İNSAN olursun oğlum...
*Rudyard Kipling
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







