Çarşamba

.

"Bir aynada seyrettim âlemin cümlesini. Aynam nokta sırrım nokta.
Umduğum kadar büyük değilmiş, dünya nokta ben nokta. "

Nazan Bekiroğlu / Yol Hali

Salı

ÂŞK ve AKIL


Mümin âşktan, âşk da müminden zuhûr eder.

Bizim imkansız gördüğümüz şeyleri âşk mümkün hâle koyar.

Akıl, belâgatle konuşan bir hatiptir. Âşk ondan daha beliğ, daha temiz, daha çolak, daha pervasızdır.

Akıl sebeplerle illetler arasında sıkışıp kalmıştır.

Âşk, avını pazısının kuvvetiyle elde eder. Akıl hilekârdır, tuzak kurar.

Aklın sermayesi, korku ve şüphedir. Âşkta ise azim ve Allah’a yakîn mertebesi doğar.

Akıl, viran etmek için imar eder. Âşk, imar etmek için viran eder.

Akıl, nasıl, ne kadar, yani devamlı keyfiyet ve kemiyet terimi üzerinde kuvvet kazanır. Âşk, bu kemiyet ve keyfiyet elbisesinden soyunmuştur. Ne, nasılla ilgilenir, ne, ne kadarla ilgilenir.

Akıl, önce ben der. Âşk, zahmeti kendine ver der.

Akıl, birşey kazanmak için başkasını tanır ve sever.Âşk, kendinden verir ve kendisiyle hesap görür.

Akıl, sevil de mesut ol, der. Âşk, kul ol ve bu yolla hür ol, der.

Muhammed İkbâl

Çarşamba

DALGA / ORHAN VELİ


Mesut sanmak için kendimi
Ne kağıt isterim, ne kalem;
Parmaklarımda cıgaram,
Dalar giderim mavisinden içeri
Karşımda duran resmin.

Giderim, deniz çeker;
Deniz çeker, dünya tutar.
İçkiye benzer bir şey mi var,
Bir şey mi var ki havada
Deli eder insanı, sarhoş eder.

Bilirim, yalan, hepsi yalan;
Taka olduğum, tekne olduğum yalan;
Suların kaburgalarımdaki serinliği,
İskotada uğuldayan rüzgâr,
Haftalarca dinmeyen motor sesi,
Yalan...

Ama gene de,
Gene de güzel günler geçirebilirim;
Geçirebilirim bu mavilikte,
Suda yüzen karpuz kabuğundan farksız,
Ağacın gökyüzüne vuran aksinden,
Her sabah erikleri saran buğudan,
Buğudan, sisten, aşktan, kokudan.

Ne kağıt yeter ne kalem,
Mesut sanmam için kendimi.
Bunların hepsi, hepsi fasafiso.
Ne takayım, ne tekneyim.
Öyle bir yerde olmalıyım,
Öyle bir yerde olmalıyım ki,
Ne karpuz kabuğu gibi,
Ne ışık, ne sis, ne buğu gibi…
İnsan gibi.

HZ.MEVLÂNA - X

"Gerek âlim olsun, gerek cahil olsun, isterse aşağılık biri olsun, herkes lütûf ile kahrı fark eder.
Lâkin, kahırda gizlenmiş lütfû, yahût lütûf içindeki kahrı az kimse bilebilir."

Salı

HZ.MEVLÂNA - IX

İncir çekirdeğini doldurmayacak kadar diye niye küçümserler ki?
Kâlp pek mi büyük incirden?
Bakın bakalım insan neler çekiyor, incir çekirdeği kadar kâlbe düşenden.

Salı

ARKA BAHÇE / BİRHAN KESKİN


birbirine dolanan hayaller yumağıdır hayatımız
kim karar verebilir birbirine dokunan taş ve su
hakkında, kimin kimi ayakta tuttuğuna, ve günün
aslında kumdan, tuzdan ve ışıktan oluşmadığına?
boşlukları doldurduğumuzda belirecek hayatın
anlamı, taşı ve suyu doğru yorumladığımızda, bir
yarı öbür yarıyı anlayacak: olgunluk bize yaban
meyvesi gibidir; gevşek ağızlarımıza dokunan zehir!
kim sana verdiklerimi, senden aldıklarımı çözebilir?
birbirine dolanan hayaller yumağıdır hayatımız,
hayalleri dik tutmak gerekir.

...

ben yumuşak tuşlarına basacağım hayatın
sen çatıyı kur.
sırları soracağım ben,
sen hayatın anlamını ara.
yazın yönünü değiştireceğim ben
sen yolculuğa çık.
ben arka bahçeyi özleyeceğim
sen inat et...