"Kendimi varsayarsam ben yokum. Fakat kendimin yokoldugumu anladigim zaman var'im."
* Erenkoy / Galip Pasa Cami
Çarşamba
Pazartesi
ÂL-İ İMRAN (3 / 26.)
Çarşamba
.
"Bir aynada seyrettim âlemin cümlesini. Aynam nokta sırrım nokta.
Umduğum kadar büyük değilmiş, dünya nokta ben nokta. "
Nazan Bekiroğlu / Yol Hali
Umduğum kadar büyük değilmiş, dünya nokta ben nokta. "
Nazan Bekiroğlu / Yol Hali
Salı
ÂŞK ve AKIL

Mümin âşktan, âşk da müminden zuhûr eder.
Bizim imkansız gördüğümüz şeyleri âşk mümkün hâle koyar.
Akıl, belâgatle konuşan bir hatiptir. Âşk ondan daha beliğ, daha temiz, daha çolak, daha pervasızdır.
Akıl sebeplerle illetler arasında sıkışıp kalmıştır.
Âşk, avını pazısının kuvvetiyle elde eder. Akıl hilekârdır, tuzak kurar.
Aklın sermayesi, korku ve şüphedir. Âşkta ise azim ve Allah’a yakîn mertebesi doğar.
Akıl, viran etmek için imar eder. Âşk, imar etmek için viran eder.
Akıl, nasıl, ne kadar, yani devamlı keyfiyet ve kemiyet terimi üzerinde kuvvet kazanır. Âşk, bu kemiyet ve keyfiyet elbisesinden soyunmuştur. Ne, nasılla ilgilenir, ne, ne kadarla ilgilenir.
Akıl, önce ben der. Âşk, zahmeti kendine ver der.
Akıl, birşey kazanmak için başkasını tanır ve sever.Âşk, kendinden verir ve kendisiyle hesap görür.
Akıl, sevil de mesut ol, der. Âşk, kul ol ve bu yolla hür ol, der.
Muhammed İkbâl
Çarşamba
DALGA / ORHAN VELİ

Mesut sanmak için kendimi
Ne kağıt isterim, ne kalem;
Parmaklarımda cıgaram,
Dalar giderim mavisinden içeri
Karşımda duran resmin.
Giderim, deniz çeker;
Deniz çeker, dünya tutar.
İçkiye benzer bir şey mi var,
Bir şey mi var ki havada
Deli eder insanı, sarhoş eder.
Bilirim, yalan, hepsi yalan;
Taka olduğum, tekne olduğum yalan;
Suların kaburgalarımdaki serinliği,
İskotada uğuldayan rüzgâr,
Haftalarca dinmeyen motor sesi,
Yalan...
Ama gene de,
Gene de güzel günler geçirebilirim;
Geçirebilirim bu mavilikte,
Suda yüzen karpuz kabuğundan farksız,
Ağacın gökyüzüne vuran aksinden,
Her sabah erikleri saran buğudan,
Buğudan, sisten, aşktan, kokudan.
Ne kağıt yeter ne kalem,
Mesut sanmam için kendimi.
Bunların hepsi, hepsi fasafiso.
Ne takayım, ne tekneyim.
Öyle bir yerde olmalıyım,
Öyle bir yerde olmalıyım ki,
Ne karpuz kabuğu gibi,
Ne ışık, ne sis, ne buğu gibi…
İnsan gibi.
HZ.MEVLÂNA - X
"Gerek âlim olsun, gerek cahil olsun, isterse aşağılık biri olsun, herkes lütûf ile kahrı fark eder.
Lâkin, kahırda gizlenmiş lütfû, yahût lütûf içindeki kahrı az kimse bilebilir."
Lâkin, kahırda gizlenmiş lütfû, yahût lütûf içindeki kahrı az kimse bilebilir."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


